Akdi Tatil Nedir? Yıllık İzinden Sayılır mı?

Çalışma hayatında bazı tatil günleri kanunla, bazıları ise iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle belirlenir. Akdi tatil olarak adlandırılan bu günler, özellikle işverenin çalışanlara sözleşme kapsamında ek dinlenme hakkı tanıdığı durumlarda gündeme gelir. Ancak her izin veya çalışılmayan gün, otomatik olarak akdi tatil niteliği taşımaz.

Akdi tatilin yıllık izinden sayılıp sayılmayacağı konusunda belirleyici olan, günün hangi hukuki temele dayandığıdır. Ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatilleri yıllık izin süresinden düşülemezken, sözleşmeyle tanınan tatillerin durumu sözleşme hükümleri ve uygulamadaki açık düzenlemeler üzerinden değerlendirilir.

Akdi tatil ne anlama gelir?

Akdi tatil, adından da anlaşılacağı üzere tarafların anlaşmasıyla ortaya çıkan tatil veya dinlenme günüdür. Bu anlaşma, bireysel iş sözleşmesinde yapılabileceği gibi toplu iş sözleşmesi, işyeri yönetmeliği ya da işverenin süreklilik kazanan işyeri uygulamasıyla da şekillenebilir.

Kanuni tatillerin aksine akdi tatilin kapsamı ve süresi doğrudan mevzuat tarafından tek tek belirlenmez. Taraflar; belirli günlerde çalışılmamasını, bu günlerin ücretli olmasını veya bazı özel günlerin çalışanlara izin olarak verilmesini kararlaştırabilir.

Örneğin bir işyerinde bayram arifesi, şirket kuruluş yıl dönümü veya yıl sonundaki belirli bir gün, iş sözleşmesiyle tatil olarak düzenlenmiş olabilir. Bu durumda günün niteliği, sözleşmedeki açık ifadeler ve işyerindeki yerleşik uygulama dikkate alınarak belirlenir.

Akdi tatil ile kanuni tatil arasındaki fark

Kanuni tatiller, tüm çalışanlar bakımından ilgili mevzuatta düzenlenen ve belirli koşulları bulunan tatil günleridir. Ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili, bu kapsamda değerlendirilen temel dinlenme sürelerindendir.

Akdi tatil ise tarafların iradesine dayanır. Bu nedenle kanuni dayanak ile sözleşmesel dayanak birbirinden ayrılmalıdır. Bir günün işyerinde tatil kabul edilmesi, tek başına onun kanuni tatil olduğu anlamına gelmez.

  • Kanuni tatil: Mevzuatta belirlenen ve genel kurallara tabi olan tatildir.
  • Akdi tatil: İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla tanınan tatildir.
  • İdari izin: İşverenin belirli bir olay veya tarih için geçici olarak çalışmayı durdurmasıdır.

Bu ayrım, özellikle çalışanın yıllık izin hakkından kaç gün düşüleceği hesaplanırken önem kazanır. Çünkü farklı tatil türleri, yıllık izin hesabında aynı hukuki sonuca yol açmayabilir.

Akdi tatil yıllık izinden sayılır mı?

Akdi tatilin yıllık izinden sayılıp sayılmayacağına ilişkin tek bir cevap vermek doğru değildir. Öncelikle söz konusu günün gerçekten akdi tatil olarak düzenlenip düzenlenmediği, ardından sözleşmede bu günün yıllık izin hesabına dahil edilip edilmeyeceğinin belirtilip belirtilmediği incelenmelidir.

Yıllık izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz. Buna karşılık yalnızca sözleşmeyle tanınmış bir günün, kanuni tatillerle aynı sonucu doğurup doğurmayacağı sözleşmenin içeriğine ve uygulanan düzenlemelere bağlıdır.

Sözleşmede açıkça “akdi tatil günleri yıllık izinden mahsup edilmez” deniyorsa, bu günlerin izin süresinden düşülmemesi gerekir. Ancak sözleşmede böyle bir hüküm bulunmuyorsa, günün niteliği ve işyerindeki uygulama değerlendirilmeden kesin sonuca varılamaz.

Yıllık izin hesabında hangi günler dikkate alınır?

Yıllık izin hesabında temel kural, çalışanın dinlenme hakkını koruyacak şekilde izin süresinin belirlenmesidir. İşveren, çalışanın izin kullandığı dönemi hesaplarken kanunen izin süresine dahil edilmemesi gereken günleri düşmek zorundadır. Özellikle 50 yaş üstü çalışanların izin süresi hesaplanırken uygulanması gereken özel kurallar da dikkate alınmalıdır.

Özellikle hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık iznin içine denk geldiğinde izin süresinden çıkarılır. Böylece çalışan, yıllık iznini bu günler nedeniyle fiilen daha kısa kullanmış olmaz.

  • Yıllık izin başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belirlenmelidir.
  • İzin dönemine denk gelen kanuni tatiller ayrıca hesaplanmalıdır.
  • Akdi tatil günleri için sözleşmedeki özel hüküm kontrol edilmelidir.
  • İzin kayıtları, bordro ve personel dosyasındaki belgeler birbiriyle uyumlu olmalıdır.

İşverenin izin formunda tek bir tarih aralığı göstermesi, her günün otomatik olarak yıllık izinden sayılacağı anlamına gelmez. Hesaplama yapılırken günlerin hukuki niteliği ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Akdi tatil ile idari izin aynı şey midir?

Akdi tatil ile idari izin uygulamada birbirine karıştırılabilir. Oysa akdi tatil, genellikle önceden belirlenmiş ve süreklilik taşıyan bir sözleşme düzenlemesine dayanırken idari izin, işverenin belirli bir durumda aldığı geçici karardır.

İdari izin sırasında çalışanın ücretinin ödenmesi, bu günün yıllık izinden düşülüp düşülmeyeceği ve çalışanın işe gelmemesinin hangi gerekçeyle kabul edildiği açıkça belirlenmelidir. Raporlu günlerde ise geçici iş göremezlik ödeneği gibi farklı bir hukuki ve mali süreç söz konusu olabilir. İşverenin tek taraflı izin kararı, her durumda yıllık izin kullanıldığı anlamına gelmez.

Örneğin işveren, işyerindeki teknik bakım nedeniyle çalışanları bir gün işe çağırmayabilir. Bu durumda günün yıllık izinden düşülmesi için çalışanın açık iradesi veya hukuken geçerli bir düzenleme bulunması gerekir. Aksi halde bu süre, işveren kaynaklı çalıştırmama olarak değerlendirilebilir.

Sözleşme ve toplu iş sözleşmesi nasıl incelenmeli?

Akdi tatilin hukuki niteliğini belirlerken ilk bakılması gereken belge iş sözleşmesidir. Sözleşmede “ücretli tatil”, “ek izin”, “idari izin” veya “yıllık izne dahil edilmeyen günler” gibi ifadeler bulunabilir.

İşyerinde toplu iş sözleşmesi uygulanıyorsa, bireysel sözleşmeden önce bu düzenlemenin ilgili hükümleri incelenmelidir. Toplu iş sözleşmesi hükümleri, çalışan lehine ek tatil ve izin hakları öngörebilir.

Belgenin açık olmadığı durumlarda işyerindeki sürekli uygulama da önem kazanır. İşveren yıllardır belirli bir günü tüm çalışanlara ücretli ve yıllık izinden bağımsız şekilde kullandırıyorsa, bu uygulama çalışma koşulunun bir parçası haline gelmiş olabilir.

Kontrol edilmesi gereken başlıca belgeler

  • İş sözleşmesi ve ek protokoller
  • Toplu iş sözleşmesi hükümleri
  • İşyeri yönetmeliği ve izin prosedürleri
  • Yıllık izin formları ve izin takip kayıtları
  • Ücret bordroları ve işverenin yazılı duyuruları

İşveren akdi tatili yıllık izinden düşerse ne yapılabilir?

İşveren, akdi tatil gününü yıllık izinden düşmüşse çalışan öncelikle yazılı açıklama istemelidir. Hangi günün hangi gerekçeyle izin süresine dahil edildiği, izin kayıtlarının düzeltilmesi ve kalan izin günlerinin yeniden hesaplanması talep edilebilir.

Uyuşmazlığın çözümünde sözleşme metni, işyeri duyuruları, izin formu, bordro ve benzer durumdaki çalışanlara yapılan uygulamalar önem taşır. Yazılı belgeler, tarafların hangi konuda anlaştığını ortaya koymada en güçlü araçlardır.

Sorun çözülemezse çalışan, somut olayın özelliklerine göre uzman bir iş hukuku danışmanından destek alabilir. Ücret, izin ve çalışma süresiyle ilgili uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk ve dava süreçlerinde feragat beyanı gibi konulara ilişkin süreler ve hukuki sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: Akdi tatil için sözleşme hükmü belirleyicidir

Akdi tatil, kanundan doğan genel tatillerden farklı olarak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya yerleşik işyeri uygulamasıyla tanınan dinlenme günüdür. Bu nedenle günün yıllık izinden sayılıp sayılmayacağı, yalnızca “tatil” olarak adlandırılmasına bakılarak belirlenemez.

Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izinden düşülemez. Akdi tatil bakımından ise sözleşmenin açık hükmü, işyerindeki uygulama ve günün gerçek hukuki niteliği birlikte incelenmelidir. Çalışanların izin kayıtlarını kontrol etmesi, işverenlerin ise izin hesaplarını açık ve belgeli biçimde yapması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.

Yorum yapın

💖 Kalbinizi açmamıza, ilişkilerinizi geliştirmemize ve daha fazla sevgi yaymamıza izin verin!